Potions & Passions: Therapist for Monsters – Canavarların Derdiyle Uğraşmak mı? O da Bizim İşimiz!

Bir oyunu geliştirirken onu dışarıdan değerlendirmek oldukça garip bir deneyim.

Hele ki geliştirdiğiniz oyun, üzerinde aylarca çalıştığınız, gecenin bir yarısı bir hata yüzünden sinir krizi geçirdiğiniz, ertesi gün aynı hatayı çözüp mutlu olduğunuz bir projeyse…

İşin içine bir de oyunu bir geliştirici olarak değil, oyuncu ve yazar olarak değerlendirmek girince işler biraz daha karmaşık hâle geliyor.

Bugün konuğumuz da tam olarak böyle bir oyun:

Potions & Passions: Therapist for Monsters.

Türk Geliştirici Stüdyosu Fronty Games tarafından geliştirilen yapım, klasik fantastik dünyada kahraman olup canavar avlamak yerine, bu canavarların sorunlarını çözmeye çalışan bir simya dükkânını yönetmenizi konu alıyor.

Steam İstek Listenize Eklemek İsterseniz: Potions and Passions – Therapist for Monsters

Ama elbette burada küçük bir problem var.

Canavarların sorunlarını çözmek zorunda olmanız, bunu iyi niyetle yapacağınız anlamına gelmiyor.

Çünkü bu dünyada etik değerlerin bir fiyat etiketi var.

Kahraman Olmak Fazla Masraflı

Fantastik oyunların büyük bölümünde rolümüz aşağı yukarı bellidir.

Kılıcımızı kuşanır, zindana girer, canavarları keser ve dünyayı kurtarırız.

Potions & Passions ise bu formülü alıp çöpe atıyor.

Burada gümüş kılıç yerine kazanımız var.

Zindan yerine dükkânımız var.

Canavarları öldürmek yerine onlara iksir satıyoruz.

Üstelik müşterilerimizin çoğunun problemi de fiziksel olmaktan ziyade… Biraz daha kişisel.

Bir Vampir ilişkisinden memnun değilse onu dinlemeniz, bir Kurtadam sinirlerine hâkim olamıyorsa uygun bir iksir hazırlamanız veya bir çiftin arasındaki sorunları çözmeye çalışmanız gerekiyor.

Tabii ki bütün bunları yaparken amacımız dünyayı daha iyi bir yer hâline getirmek değil:

Para kazanmak.

Sonuçta burası bir işletme.

Kazan Başında Bir Gece

Oyunun temel döngüsü oldukça basit bir fikir üzerine kuruluyor.

Gece dükkânınıza gelen müşterileri dinliyor, onların ihtiyaçlarını anlamaya çalışıyor ve uygun iksiri hazırlıyorsunuz.

Bunun için çeşitli malzemeleri kazanınıza atarak farklı özelliklere sahip karışımlar oluşturuyorsunuz.

İksirlerin Soğutma, Sakinleştirme ve Koku gibi farklı değerleri bulunuyor. Dolayısıyla her müşteriye aynı tarifi uygulamak mümkün değil. Doğru müşteriye doğru karışımı hazırlamak, oyunun temel mekaniklerinden birini oluşturuyor.

Buradaki güzel taraf ise sistemin zaman içerisinde sadece “doğru malzemeyi bul” mantığından ibaret kalmaması.

Malzeme yönetimi, fiyatlandırma, müşteri memnuniyeti ve dükkân ekonomisi birbirine bağlanıyor.

Yani bir süre sonra kendinizi gerçekten küçük bir simya dükkânı işletirken buluyorsunuz.

Ve elbette kapitalizmin kutsal kuralı burada da geçerli:

Müşteri mutlu olabilir. Ama yeterince para bırakmıyorsa bu mutluluğun hiçbir anlamı yoktur.

Canavarların da Sosyal Hayatı Var

Oyunun bence en eğlenceli taraflarından biri ise müşterilerin yalnızca “rastgele NPC” olarak kullanılmaması.

Vampirler, Troller, İfritler ve Kurtadamlar farklı karakterlere ve ihtiyaçlara sahipler.

Üstelik bazı müşteriler tek başına gelirken bazıları çift olarak dükkâna geliyor. Bu noktada işler biraz daha ilginç bir hâle geliyor, çünkü tek bir müşteriyi memnun etmek yerine iki farklı karakterin beklentilerini aynı anda yönetmeniz gerekebiliyor.

Ve burada oyunun kara mizah tarafı devreye giriyor.

Çünkü bazen bir evliliği kurtarmak için uğraşıyorsunuz.

Bazen ise iki tarafın arasını biraz daha açmak, sizin için ticari açıdan çok daha kârlı olabiliyor.

Sonuçta boşanmış iki canavar, evli bir çiftten daha fazla iksir tüketebilir.

Aşk geçicidir. İksir satışı kalıcıdır.

Üç Farklı Canavar Dünyası

Oyunda üç ana fraksiyon bulunuyor: Troller ve İfritlerden oluşan Mud Club (Çamur Kulübü), Kurtadamlar’dan oluşan Full Moon Monsters ve Vampir Aristokrasisi’ni temsil eden Velvet Cloaks.

Bu gruplarla olan ilişkiniz doğrudan oynanışa etki ediyor.

Müşterilere başarılı hizmet verdiğinizde ilgili fraksiyonun itibarı yükselirken, başarısız olduğunuzda bu itibar düşüyor. Belirli bir seviyeye ulaştığınızda VIP müşterilerin kapısını açabiliyor ve daha yüksek kazanç elde edebiliyorsunuz. Dolayısıyla dükkânı büyütmek yalnızca daha fazla altın kazanmakla ilgili değil. Kiminle iyi geçindiğiniz de önemli. Bu sistem ilerleyen aşamalarda oyunun tekrar oynanabilirliğini destekleyebilecek önemli unsurlardan biri hâline geliyor.

Mezarlığa Karga Göndermek

Evet, doğru okudunuz.

Malzeme bulmak için mezarlığa kendimiz gitmiyoruz.

Kargamızı gönderiyoruz.

Çünkü biz bir simyacıyız. Gecenin bir yarısı mezarlıkta dolaşmak bizim işimiz değil.

Kargaya gerekli ücreti ödeyip mezarlığa gönderiyor ve kart tabanlı bir ganimet sistemi üzerinden farklı malzemeler toplamasını bekliyoruz. Daha nadir malzemelere ulaşmak, kazanımızda daha farklı kombinasyonlar oluşturabilmenin kapısını açıyor. Bu sistem oyunun ana döngüsüne küçük ama önemli bir kaynak yönetimi katmanı ekliyor. Çünkü dükkânı işletmek için para gerekiyor. Para kazanmak için malzeme gerekiyor. Malzeme için kargaya para vermek gerekiyor. Karga için…

Neyse.

Anladınız.

Oyunun Güçlü Tarafı: Mizah

Potions & Passions’ın kendisini diğer simülasyon oyunlarından ayırdığı en önemli noktalardan biri bence burada yatıyor.

Oyun kendisini fazla ciddiye almıyor. Canavarların problemleri, müşterilerin diyalogları, beklenmedik karşılaşmalar ve dükkânda yaşanan olaylar oyunun kara mizah tarafını sürekli canlı tutmaya çalışıyor. Bu nedenle Potions & Passions‘ı yalnızca “iksir üretip satan bir dükkân simülasyonu” olarak tanımlamak eksik kalıyor.

Oyunun asıl amacı biraz da oyuncuya şu soruyu sordurmak:

“Ben bu yaratığın evliliğini gerçekten kurtarmalı mıyım, yoksa bundan daha fazla para kazanmanın bir yolunu mu aramalıyım?”

Potions & Passions: Therapist for Monsters, fantastik dünyaların alışılmış “kahraman ol, kılıcını çek ve canavarları öldür” formülüne farklı bir açıdan bakıyor.

Burada canavarları öldürmüyoruz.

Onları dinliyoruz.

Onlara iksir hazırlıyoruz.

İlişkilerini düzeltmeye çalışıyoruz.

Ve bütün bunların karşılığında altın kazanıyoruz.

En azından teoride.

Çünkü isterseniz bazı ilişkileri düzeltmek yerine daha da kötü hâle getirip bundan ticari olarak faydalanmanız da mümkün.

Oyunun temelindeki bu kara mizah, simya mekaniği, kaynak yönetimi, fraksiyon sistemi ve müşteri ilişkileri birleştiğinde ortaya kendine has bir yapı çıkıyor.

Henüz yolun sonuna gelmiş değiliz. Önünde hâlâ geliştirilmesi gereken sistemler, genişletilebilecek içerikler ve cilalanması gereken noktalar var.

Ancak Potions & Passions‘ın temelinde, üzerine inşa edilebilecek sağlam ve eğlenceli bir fikir bulunuyor.

Belki de fantastik dünyada gerçekten ihtiyacımız olan şey yeni bir Kahraman değildir.

Belki de sadece…

İyi bir terapiste ihtiyacımız vardır.

Gerçi terapistin de önceliği para kazanmaksa işler biraz karışabilir.

Ama olsun.

Sonuçta herkesin bir fiyatı var.

Steam İstek Listenize Eklemek ve Destek Olmak İsterseniz:

Potions and Passions – Therapist for Monsters

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere, sevgilerle!

Share.

Leave A Reply

Exit mobile version